Bolu 05.08.2022
Arçelik Çayırova’daki projeden sonra aynı şirket ile Bolu’daki Arçelik fabrikasında ilave şasi hattı ve Arge laboratuvar ofisleri gibi bazı ilave iler yapmak üzere Bolu’ya gittik. Fabrikanın olduğu mahalle aslında köy gibi bir yer ve buradan müsait bir ev tuttuk ve ben orada bulunduğum sürece o dairede kaldım. Ev kaloriferli ve normal bir 1+1 daire gibi kullanımı vardı. Fabrikaya da yürüyerek 10-12 dk. uzaklıktaydı. Kışın orada kaldığımdan Bolu karını ve soğuğunu da gördüm. Şehir merkezine taksi ile iniyordum ve araç ile 10-15dk. mesafedeydi.
Şehir merkezi gayet küçük bir yer fakat düzenli ve temizdi. Zaten şehir merkezinde İzzet Baysal caddesi ve etrafındaki yerlerde takılıyordum. Şehir merkezi ile fabrikanın olduğu köy arasında Atatürk Orman Parkı vardı ve gerçekten harika bir şehir parkıydı. Hem temiz hem de ağacı bol ve çeşitliydi. Meşhur belediye başkanı iyi çalışıyor, kendisini de bir akşam patronlarla gittiğimiz bir restoranda gördük ve bütün masaları tek tek gezip selamladıktan sonra kendi masasına oturdu. Çok şık bir hareket.
Projenin yürütülmesi işi; yönetim işinden anlayan bir Arçelik mühendisine aitti. Ben de yüklenici firmanın şantiye şefiydim ve bütün hakedişler ve diğer yazışmalar hepsi benim sorumluluğumdaydı. Çayırova’daki tatsız ve uzmanlık dışı bazı hareketleri burada görmedim fakat benim şahsi sorunlarımdan dolayı projeyi %90 bitirmeme rağmen ayrılmak zorunda kaldım. Proje devam ederken çocuklarımın annesi benden boşanmak istediğini söylediğinden Bolu güzel bir yer olmasına rağmen bende anısı hoş değildir. Bir de şantiyedeki işgüzarlığımdan dolayı sol ayak tendonumu kopartıp ameliyat oldum ve 1 ay yatıp 3 ay koltuk değneği ile gezdim. Ameliyatı yine Zeytinburnu Sante Plus hastanesinde aynı doktor beye oldum. Allah ondan razı olsun. Vücudumdaki 4. büyük ameliyat izi de aynı hastanede açıldı.
Doğası harika ve kaplıcaları da çok güzel ayrıca tarihi yerleri de güzeldi. İzzet Baysal caddesinde eskiden hamam olan eski bir bina şimdi Cafe-restoran ve mağaza olarak kullanılıyor. Güzel restore edilmiş ve bence kullanıldığı için yıkılmaktan kurtulmuş. İç mekan bana İstanbul’un tarihi iç mekanlarını hatırlatıyor. Eskiden Debbağ hamamı imiş. ‘Debbağ’ deri işi yapan, deri işleyenler için kullanılan bir isim fakat bizde bu kelime değişmiş ve ‘tabak’ oluvermiş. Bu yüzden dericilerin çalıştığı yerlere tabakhane denirdi. Bolu gibi hayvancılığın yapılabildiği bir yerde tabakcılık da yapılması çok mantıklı. Şehir merkezinde Beyazıt camii var. Cami

etrafı bedesten ve kervansaraylar gerçekten havasını almak, görülmesi gereken yerlerdendir.
Bolu’dayken Kamerun’da yapılacak 3 adet hastane inşaatı projesi işi geldi. Yapacak firma bana eski tanıdıklarım vasıtasıyla geldi fakat Senegal’den tanıdığım Hakan Bey de aynı şirkette bir nevi danışman olarak Kamerun’a gidip işi bir süre takip ettiler. Sonuçta iş olmadı fakat proje gerçekten kayda değerdi.