Söğüt 19.12.2022
Söğütte gitmediğim ve aklımda olan Kuyulu Mescit’ e rastgele gittim. Bir istirahat günümde dışarı çıktığımda geri dönüş yolundayken her zaman kullandığım sokağın en sonuna baktım ve aslında orada zaten olan ama farkedemediğim ilginç bir yapıyı gördüm. Kemerli cephesi ve binalardan farklı duruşu ile her zaman zaten gözümün önünde olan o yapıya doğru yürümeye başladım ve aslında burnumuzun dibinde olan şeyleri nasıl da fark edemediğimizi gördüm. Sokak sağlı sollu tek katlı eski ahşap cumbalı konak tipi küçük evler dizilmiş bazıları terk edilmiş ama nispeten mimarisi ile göze hoş görünen bir cepheleri vardı. Sokağın sonunda ise daha önce gitmediğim son Söğüt tarihi yapısı olan Kuyulu Mescit vardı. Kuyulu mescit iki odalı (2. Odası son cemaat gibi kıbleye göre geride bir yapı) bir mescit ve en fazla 50 kişiyi alacak kadar büyük ama minaresi var ve sokağın başından görünen mescidin tuvalet ve abdesthanesiydi. Bu abdesthane yapısı yeni yapılmış ve sadece cami tipi pencereleri olan bir yapıydı. Kuyulu mescit ise muhtemelen diğer büyük tarihi yapılar gibi 2. Abdülhamid döneminde yapılmış olan bir yapıydı. İsmini veren kuyu ise son cemaat yerinde ve caminin içindedir. Son derece sade ve kitabesi de yoktur. Sadece girişte bir başlık yazısı vardır. Binanın çok sıcak bir görüntüsü vardır.
Dönüş yolunda ise cami sokağını kesen sokaklardan birinde eski ve kullanılmayan uzun, ateş tuğlasından yapılmış bir baca gördüm. Bu bacanın aynısından Eskişehir’de Espark AVM’nin önünde var ama o Söğütte gördüğüm bacadan boy olarak en az 6-7 kat, çap olarak de 10 katı daha büyüktür. Eski ve terkedilmiş olan bu yapıyı merak edip yaklaştıkça yanındaki çok güzel eski bir yapıyı da gördüm. Bu tipte binalar beni heyecanlandırır çünkü hayal kurmamı sağlar. Bana hayal kurduran şeyleri çok severim. Bina sonradan öğrendiğim kadarıyla bir ipek fabrikasıymış ve sokağın başında gördüğüm baca da fabrikanın ipek kozası haşlamak veya pişirmek (nasıl yapılır bilmiyorum) için kullanılan bir fırınmış. Ben bu binayı ilk gördüğümde Kars şehir merkezindeki Rus döneminden kalma Baltık mimarisi olan yapılar alkıma geldi ve bu binayı Baltık mimarisi tarzında restore edip Butik bir otel yapmayı hayal ettim. Bu binanın bir alt sokağında da terkedilmiş olan bir bina da cephesindeki Bağdadi kagir duvarlı yapısı ile ilgi çekiciydi. Her iki bina da yığma ateş tuğlasından ve duvarları oldukça kalındı. İlk binadan sonra ikinci binaya da gidip bolca hayal kurdum. Hayalim şuydu: Söğüt’e gelen müdür veya amir olarak gelip çalışanlar ve buraya gelip para sorunu pek olmayanlar için buradaki diğer otellerden daha lüks ve elit bir otel yapılmasıydı. İlk bina üst katına 6 oda kolaylıkla sığabilir ve alt katında hizmet kısımları hariç restoran ve kafe için yeterli bir yer kalır. İkinci bina ise zeminde 6, 1. Kata sekiz ve 2. Kata 8 odadan toplamda 22 oda sığar. Binanın yan tarafları da kullanılabilir ve muhtemelen bu binaya bağlı olan yapılar ile beraber çok güzel bir kapalı alan oluşturulur. Her iki bina toplamda 28 oda ile çok güzel ve tatmin edici bir rakama ulaşır. 2. Binanın dış cephesi kagir bağdadi yapı korunarak ve diğer yan yapılara da bu cephe özelliği verilerek çok güzel bir bütünlük ve nostaljik hava katılır. Söğüt’ün kent havasına da uyacak bu cephe ve mimari seçim ile şık ve elit bir konaklama mekânı yaratılır. Birinci binanın çok geniş olan çatı hacmi ise hayal gücü ile sınırlıydı. Güvercinlik pencereleri olan çatı hacmi ile odalar veya ortadaki odaların dubleks kullanılması olarak kullanılabilir.
Aslında bunların haricinde ilk bina şahsi bina olarak yaptırılıp kullanılırsa daha da asil bir görünümü olur. Çatısının ön aksına veya ortasına kulevari bir yapı konularak o rustik Baltık mimarisi görüntü daha da arttırılır ve çok ihtişamlı hale gelir. Binanın ilerisindeki baca da binaya ilave tarihsel bir hava katar ve tarihi bir bina olarak yaşayana ilham verir. Binaların ilham vermesine örnek ilk aklıma gelen Bavyera da Neuschwanstein (yanlış yazmış olabilirim) şatosudur. Alman besteci Wagner’in bestelerine ve oparalarına ilham veren bir şato aynı Disneyland daki şatoya benziyor. Belli ki sadece ilham vermemiş.
